Bu Blogda Ara

31 Temmuz 2015 Cuma

Sipariş - Baykuşlu Havluluk


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Yüzümüzü Hangi Sıklıkta Ne Zaman ve Ne İle Yıkamalıyız?

Yüz yıkama ihtiyacı kişinin yaşam şekline yaşına bağlı olarak değişir. Örneğinbebekler için böyle bir ihtiyaç yoktur. Oyun çağı çocuklarında günde birkaç kez olabilir. Erişkinler eğer çok kirli ortamlarda bulunmuyorlarsa günde iki kez yeterlidir.
Yüzümüzü ne tür ürünlerle yıkamamız gerekiyor?
Sıvı sabunlar/jeller hijyen açısından iyi bir çözümdür ancak içerdikleri aktif sabun miktarının çok olduğu durumlarda fazla yıkama tahrişle sonuçlanabilir. Bunun yerine özellikle bayanların yüz temizliğinde lipid içermeyen temizleyici losyonları kullanmaları yeterli olacaktır. Bunların çoğu sonrasında ciltte nemlendirici bir etki de bırakır ve makyaj temizliği içinde kullanılabilir. Bazı sıvı temizleyiciler içerisinde nemlemdirici mineraller ve acidler içerirler ki bunlarda uygun bir çözüm olabilir. Genel olarak cildi çok kuru ve hassas olan kişilerin temizleyici losyonlar ile yüz temizliği yapmaları yağlı cilde sahip olanların daha kurutucu olan temzileme jelleri ile temizlik yapmaları normal karma cilde sahip kişilerin nemlendiricili bir temizleyici losyon kullanmaları önerilebilir.
Jel ile yıkamamızı öneriyor musunuz? Cilt tipine göre değişiyorsa nedenleri nedir? Sabun ile yıkayabilir miyiz? Eğer cilt tipine göre değişiyorsa hangi gruba öneriyorhangi gruba önermiyorsunuz?
Geleneksel olarak kullanılan kalıp sabunlar hem hijyenik açıdan hemde alkali olmaları nedeniyle tercih edilmemeli (birçok kişinin aynı sabunu kullanması bulaşmalara yol açabilir). Ancak bazı kalıp sabunlar özel olarak nemlendirici içeririler ya da PHları nötr olarak ayarlanmıştır (genellikle kozmetik markalarının ürettiği özel ürünlerdir) bunlar tek kişi tarafından kullanılabilir.
Başka hangi ürünlerle yıkayabiliriz? Yüzümüzü hangi ürünlerle yıkamaktan kaçınmalıyız?
Geleneksel olarak kullanılan kalıp sabunlar hem hijyenik açıdan hemde alkali olmaları nedeniyle tercih edilmemeli. Ayrıca tonik/ astranjant (cildin yağını alıp kurutucu etki gösteren ürünler) çok yağlı ciltler dışında pek tercih edilmemeli.
Yüz hijyeni için cildimizi maske veya peeling gibi yöntemlerle desteklememizi öneriyor musunuz? Öneriyorsanız hangi sıklıkta ne tür ürünleri kullanmamızda fayda var?
Peeling ve maskenin hijyen açısından önemi yoktur.
Makyajımızı hangi ürünlerle temizlememizde fayda var? (Nedenleriyle birlikte) Hangi ürünlerden kaçınmalıyız?
Makyaj temziliği için en uygun ürünler lipid içermeyen cilt temzileyici losyonlardır. Bunlar hem cildi nemlendirici hemde sabunlarda gözlenen kurutucu etkiyi göstermezler.
Yüz hijyenine yeterince önem vermezsek hangi sağlık ve estetik problemleri ortaya çıkabilir?
Enfeksiyonlar oluşur.
 Yüzümüzü gereğinden fazla yıkarsak ne tür sağlık ve estetik problemler gelişebilir?
Fazla yıkama sonucu cildin yağ (lipid) tabakasında aşırı azalma ve bunun neticesinde kuruluk ve takiben egzama gelişebilir.

Amerikan Hastanesi
Dermatoloji Bölümü
Dr. Halil Bayazıt

30 Temmuz 2015 Perşembe

"Evim Dergisi Logolu" Askılı Pano

Evim dergisi logosunu kullanarak yapmış olduğum "Askılı Pano" çalışma görseli, Evim Dergisi'nin Instagram sayfasında yayınlanmıştır. Evim Dergisi'ne teşekkürler.


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Sipariş Havluluk


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Kullandığınız Kozmetik Ürünlerinin Son Kullanma Tarihlerini Nasıl Öğrenebileceğinizi Biliyor Musunuz?

Kozmetik ürünleri ya da parfümleri satın alırken süt yoğurt gibi son kullanma tarihine bakma alışkanlığımız yok. Hatta bir çok reyon çalışanından "kozmetik ürünlerin son kullanma tarihi yoktur, ürün açıldıktan sonra başlar" cümlesini duyup inanmaya fazlasıyla alışkınız. Ama hiç düşündünüz mü, belki de herkesin çok övdüğü o kremin size iyi gelmemesinin hatta alerji yapmasının sebebi belki de sadece raf ömrünün bitmiş olması. Bu konuyla ilgili bilmemiz gereken şeyleri şöyle sıralayabiliriz.

Batch Code!
"Batch code" diyince biraz kulağa uzak geliyor olabilir. Kozmetiklerimizin altında, yanında yer alan bu sayı ve harfleri merak etmişliğimiz de belki hiç olmadı. Fakat her şey bu bir kaç sayı ve harfle çözülecek.
Ürünlerin hem kendi üzerinde, hem de kutularının üzerinde yer alması zorunlu olan bu numara aslında ürünün üretildiği an üzerine basılan, takip etmek amacıyla kullanılan bir "iz". Batch code'lar sayesinde ürünün sahte olup olmadığını da anlayabiliyorsunuz. Hangi gün üretildiğini de.
Peki ne yapılır bu batch code ile?
Satın aldığımız kozmetiklerin bir raf ömrü var, bir de biz ürünü açtıktan sonra oluşan son kullanma tarihleri. Önce raf ömründen başlayalım.
Kozmetiğin içerdiği etken maddelere göre belirlenmiş raf ömrü uzmanlar tarafından belirleniyor. Bu batch code ise, kozmetiğin hangi gün üretildiğini bulabilmemizi sağlıyor. 
Bunu kontrol etmemiz için hizmet veren siteler mevcut:
http://checkcosmetic.net/
http://www.checkfresh.com/
Bu sitelere girerek, önce ürünün markasını seçip, ardından kutu üzerindeki kodu buraya giriyoruz.
Raf ömrü = sizlere ömür

Bu örnek; daha satın aldığınız an aslında bozulmuş olan bir ürünün uyarı kodu. İngilizce bilmeyenlerin de anlayabileceği bir algoritma var. Kırmızı bir işaret ve ürünün raf ömrünün ne zaman dolduğunu gösteren bir bilgilendirme mevcut. Yine de özetlemek gerekirse:
**Date of manufacture - üretim tarihi
**General shelf life - bu üretim tarihinden itibaren ne kadar süreyle rafta kalabileceği

Raf ömrü = sıkıntı yok!

















Bu örnek ise, taze üretilmiş bir ürünün habercisi. Ve daha uzun süreler rafta bekleyebileceğini belirtiyor.
Ürünü almadan önce, cep telefonundan bile bu sitelere girilerek kutu üzerindeki kod ile kontrol edilebilir.

Aldıktan sonra; kutuların üzerindeki ipucumuz; 6M, 12M, 18M, 24M






Taze olduğuna ve raf ömrünün hala devam ettiğine emin olduğumuz ürünümüzü alıp eve geldik. Bu işaretler ise bu süreçte devreye giriyor.

Ay bazında yani M olarak simgelenmiş bu ibare, ürünü açtıktan sonra kaç ay içinde kullanacağımızı bize söylüyor. 6M, 12M, 18M, 24M ve 48M olarak devam ediyor. 

Ürünü açtığınız an, üzerine o günün tarihini atarsanız, bu işinizi daha da kolaylaştıracaktır.

Aldığınız ürünün markası listede yoksa?






Böyle bir durumda ise ürünü aldığınız markanın iletişim bilgilerini bularak elinizdeki batch code ve ürün isimleriyle müşteri ilişkilerine mail atarak raf ömrünü sorabilirsiniz. 
Bazı firmalar ise sizi hiç yormadan kutunun üzerine son kullanım tarihini açık olarak, gün şeklinde belirterek size sunarlar.
Bonus: Parfümleri de kontrol etmeyi unutmayın.

Bonus: Parfümleri de kontrol etmeyi unutmayın.
Çiçek bahçesi gibi kokmak isterken, yeni biçilmiş çimenlik gibi kokmak acı verici olabilir.

Kaynak: http://onedio.com/haber/kullandiginiz-kozmetik-urunlerinin-son-kullanma-tarihlerini-nasil-ogrenebileceginizi-biliyor-musunuz--473518

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Askılı Pano


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Tasarruf için

Bulaşık Makinaları
• Bulaşık makinası yerleştirilirken çevresinde en az 5 cm boşluk bırakılarak, ısınmadan dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılması sağlanmalı. 
• Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah ve akşam saatlerinde yıkama yapılmalı. 
• Bulaşıkları ön durulamaya tabi tutmak gereksizdir, gerektiği durumlarda sıcak su yerine soğuk su kullanılmalı. 
• Bulaşıkların sanitasyonu için yüksek sıcaklıkta yıkama arzu edilmedikçe 55 derece su sıcaklığı yeterlidir. 
• Tam kapasite dolmadıkça makina çalıştırılmamalı.
• Bulaşıkları, bulaşık makinasına koymadan önce soğuk suda çalkalayın.
• Makinayı yarı dolu veya aşırı dolu şekilde kesinlikle çalıştırmayın. 
• Makina çalışırken mümkünse banyo ve mutfakta aşırı su kullanmayın.

Çamaşır Makinaları
• Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık suyla yıkamak, durulamanın ise soğuk su ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, yıkama programları tam kapasite çalıştırılmalı. Eğer mümkünse çamaşırlar dışarıda güneş ve rüzgardan yararlanarak kurutulmalı. Bu arada, önden yüklemeli makinalar, üstten yüklemeli makinalara göre daha az enerji tüketiyorlar.
• Çamaşır makinalarını tam doluyken çalıştırın. 
• Çamaşırları yıkarken sıcak su yerine ılık su kullanın. Elektrik enerjisinin yüzde 90'ı suyu ısıtmada harcanır. 30-40 derece su sıcaklığı, çamaşır için en uygun sıcaklıktır.
• Çamaşırlar için doğru programı seçin. Çamaşırları aşırı kurutmayın. Fazla harcanan enerjinin yanında aşırı kurutma elbiseyi tüylendirir ve yıpratır. 
• Aşırı köpüren deterjan kullanmayın. Az veya fazla miktarda deterjan kullanımı verimsiz temizleme demektir. 
• Her yıkamadan sonra kurutucudaki filtreyi temizleyin. 
• Soğuk suda temizleme yapan deterjanlar kullanın. 

Buzdolabı ve Derin Dondurucular
• Buzdolaplarının verimli kullanılmasında öncelikle düzenli olarak bakım yaptırmak gerekiyor. Ayrıca, buzdolabının etrafının toz ve hava sirkülasyonunu etkileyici diğer maddelerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulması gerekiyor.
• Dolabınızı, soba, radyatör, bulaşık makinası ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzak yerlere yerleştirin böylece enerji tüketiminizi yüzde 10-15 oranında azaltabilirsiniz. 
• Buzdolabının sıcaklığını +5 derecede, derin dondurucunun sıcaklığının ise -18 derecede tutmak gereklidir çünkü daha düşük sıcaklık enerji israfıdır.
• Yemeklerinizi dolaba koymadan önce oda sıcaklığında soğutun. 
• Buzdolabının kapılarının hava sızdırmaz olmasına dikkat edin. Sızdırmazlık kontrolü için beyaz temiz bir kâğıdı, kapı contası ile dolap kabinesi arasına koyun ve kapatın. Eğer kâğıt çok kolayca çekilebiliyorsa, buzdolabınız veya derin dondurucunuz hava alıyor demektir. 
• Derin dondurucuda buz kalınlığının 7 milimetreden fazla olmasına müsaade etmeyin. 
• Dolabın altında veya arkasında bulunan bobinleri yılda iki defa temizleyin. Temizlemediğiniz zaman, yüzde 25 daha az fazla enerji tüketerek ancak uygun sıcaklığı elde edebilirsiniz. 
• Buzdolabını evinizin en sıcak yerine koyarsanız toplam enerji tüketiminiz yüzde 25 artar. 
• Derin dondurucudan alacağınız bir kase buz parçasını dolabınızın ortasına koyun. Böylece 3-4 gün süre ile yüzde 5 daha az enerji harcarsınız. 
• Buzluktan çıkardığınız yiyeceği dolapta eritin, bu durum dolabınızın daha az enerji harcamasını sağlar.
• Buzdolaplarını çok fazla doldurmayın, dolaba sıcak yiyecek-içecek koymayın.
• Sıvı yiyecekleri kabın ağız kısmında 1.5 cm boşluk kalacak şekilde dondurun.

Ütü 
• Ütü yapmadan önce çamaşırlarınızı düzgün şekilde askıya asmanız çamaşırlarınızı ütülerken daha az elektrik harcamanızı sağlar. 
• Ütü alırken kurutucu gücü düşük, buhar kapasitesi yüksek olanları seçmek daha az enerji tüketmenizi sağlayacaktır.
• Çamaşırları nemli olarak ütüleyin, buhar ve termostatlı ütülerin kullanılması enerji tasarrufu açısından önemlidir.
• Ütüleme işinin bitimine yakın ütüyü prizden çekin ve son parçayı ütünün içinde kalan ısıyla bitirin.
• Ütüleme işini, ütüyü yeniden ısıtmak gerekmeyecek şekilde yapmayı planlayın.

Elektrikli Süpürge
• Elektrikli süpürgenin torbası sık sık boşaltılmalı. Bu işlem, süpürgenin emme gücünü yükselteceğinden daha verimli ve daha çabuk temizlemeyi sağlıyor. Ayrıca yılda en az bir kez motor bölümü açılıp, buradaki toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekiyor. 
• Sağlıklı ev temizliği için, temizlik robotu kullanmanızı tavsiye ederiz.

Klimalar
• İhtiyaçtan çok büyük bir klima enerji kaybına sebep oluyor. Evin güneş alan kısımlarının ağaçlarla gölgelenmesi, cam filmleri, pencere ve duvar tenteleri pasif soğutma yöntemlerinin uygulanması da klimanın soğutma yükünü azaltıyor, dolayısıyla daha az enerji kaybına sebep oluyor. 

Saç Kurutma Makinası
• Saçlarınızı havlu ile iyice kuruladıktan sonra saç kurutma makinası kullanın. Böylece daha az enerji harcarsınız. Unutmayın, saç kurutma makinasının 10 dakika çalışması 60 watt'lık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer elektrik tüketir. 

Ocak, Fırın ve Yemek Pişiriciler
• Ocak ve fırınları yiyeceğin pişmesine birkaç dakika varken kapatın.
• Pişirme sırasında tencere kapağını veya fırın kapağını sık sık açmayın.
• Yiyecekleri fazla pişirmeyin.
• Yakıt tasarrufu için ocak üzerindeki pişirmelerde, mümkün olduğunca basınçlı tencere kullanın.
• Fırında yemek pişirirken fırının kapağının her açılması yüzde 20’lik bir enerji kaybına sebep olur. 
• Eğer evde birkaç tane fırın varsa daima küçük olanı tercih edilmesi gerekiyor. Çok gerekli değilse ön ısıtma yapılmaması, yapılsa bile bu süre 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor. 
• Yemek pişirirken düdüklü tencere kullanın. Bu yolla hem enerji tasarrufu sağlayacak hem de yiyeceklerinizin besin değerini korumuş olacaksınız. 
• Yemeklerinizi ocakta pişirmeyi tercih edin. Ocaklarda yemek pişirmek, fırında yemek pişirmekten daha ekonomiktir. 
• Tencerede pişirdiğiniz yiyecekler kaynama sıcaklığına ulaştığında, ocağın alev ayar düğmesini en kısık pozisyona getirin, yüksek ateşte kaynama yiyeceğin pişmesini hızlandırmaz. 
• Pişirme işlerinde alt kısmı düz olan tencere ve tava kullanın. Bu, ısınma süresini kısaltır. 
• Büyük bir ateşin üstüne küçük kap koymayın. Aksi durumda enerji kaybına neden olursunuz. Ayrıca kabın altının temiz olmasına dikkat edin. 
• Yiyeceklerinizi ağzı açık kaplarda pişirmeyin. Kapalı kaplar içinde yemek daha çabuk pişer, dolayısıyla daha az enerji harcanmış olur. Kapaksız kapla yemek pişirirken 3 kat daha fazla enerji tüketirsiniz.
• Fırında, bir yerine birden fazla yemek pişirmeye çalışın. Düşük sıcaklıkta pişeni diğerlerinden önce çıkarıp, fırının sıcaklığını düşürüp, yükseltmeden daha az enerji harcayın.
• Fırınınızda gerekli olmadığı durumlarda ön ısıtma yapmayın. Ön ısıtma yapmanız gerekiyorsa 10 dakikayı geçirmeyin. 
• Mikrodalga fırınlar da pişirme ve ısıtma süreleri çok kısadır (pişirme 10-15 dakika, ısıtma 2-3 dakika). Klasik fırına göre yaklaşık yüzde 50-60 daha az enerji tüketerek önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlarlar. 
• Yiyecekleri küçük parçalara bölerek pişirin veya ısıtın. Bu, pişirme sürenizi kısaltacaktır. 
• Yemekleri pişirirken çok fazla su kullanmayın. Yemeğin üstünü kaplayacak kadar su yeterlidir. Fazla miktarda su kullanmanız daha fazla enerji harcamanıza neden olur.
• Donmuş bir yiyeceği fırında pişirmeden önce çözülmesini sağlayın.
• Tüketeceğiniz miktarda yemek pişirin. 

Aydınlatmada Enerji Tasarrufu
• Bir akkor lamba, kompakt fluoresan lamba ile değiştirildiğinde yüzde 80 kadar aydınlatma maliyeti azalır. 
• Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireylerine odadan ayrılırken lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır. 
• Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir. 
• Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 watt'lık bir halojen lamba, iki kat fazla watt'lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir. 
• Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır.
• Duvarlar ve tavanlar açık renkli boya ile boyanmalı, dekorasyon eşyaları mümkün olduğunca açık renkli seçilmelidir. 
• Lamba ışık çıktısı verimli olarak kullanılmalıdır. 
• Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar. 
• Dekoratif lambalar ışığı sizin istemediğiniz yönlere gönderir. Açık renk, şeffaf gölgelikli abajurlar ışığı daha iyi geçirirler. 
• Zamanlayıcılar, fotoseller, ya da yaklaşım sensörleri vasıtasıyla aydınlatmanın kontrol edilmesi de enerji tasarrufu sağlar. 
• Ütünün fişi 5 dakika önce prizden çekilerek mevcut ısı ile ütüleme yapılması halinde bir ampulün bir saat daha fazla aydınlatması sağlanabilir. 
• 60 watt'lık ampülün işini 18 watt'lık tasarruf ampülü de görebilir. Pahalı gibi görünen bu ampüller kısa sürede kendisini amorti eder.
• Elektrikli ev aletlerinin kullanım sonrasında fişten çıkarılması gerekir. Mesela, "Bir bilgisayar işlem yaparken 140-150 watt çeker, işlem yapmazken 25-30 watt elektrik çeker, kapalı olmasına karşın fişi çekilmediği durumda da 5 wat elektrik çeker. Bu hemen hemen tüm elektrikli aletlerde geçerlidir. Bu gizli tüketim önlenirse yüzde 2 civarında tasarruf sağlanır. 

Araçlarda Tasarruf 
• Araç, 95 km/saat yerine 115 km/saat hızda sürüldüğünde ise yüzde 15 daha fazla yakıt tüketilir. 
• Düşük viteste yüksek devir yapmayın ve gerekli yerlerde uygun vitese geçmede zaman kaybetmeyin. Aracınızı uygun viteste sürünüz. Aksi durumda yüzde 15-30 fazla yakıt tüketilir. 
• Aracınızı kapasitesinin üzerinde yüklemeyin. Yakıt sarfiyatını artıracağı gibi fren duruş mesafesini de artıracaktır. 
• Aracınızın pencerelerini yoldayken kapalı tutun ya da hava değişimini sağlayacak kadar açın. Bu size önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlayacaktır. 
• Araçta girinti çıkıntı arttıkça benzin tüketimi artar. 
• Bakımı kötü bir şekilde yapılan bir aracın yakıt tüketimi yüzde 15 oranında artabilir ve sera gazı yayım (çevreyi kirletme) oranı çok daha yüksek olur. 
• Radyal lastik kullanın. Bu lastikler şehir içinde ve özellikle otoyolda yakıt tasarrufu sağlar ve daha uzun ömürlüdürler.

Su Kullanımında Tasarruf
• Halılarınızı hortumla yıkamayın. Halı yıkama makinası ile yıkayın veya silin. 
• Otomobilinizi hortumla yıkamayın. Kovaya koyduğunuz su ile yıkayın veya silin. 
• Park ve bahçeler, rekreasyon alanları buharlaşmanın en yoğun olduğu gündüz değil, akşam saatlerinde sulansın. 
• Banyo yaparken, tıraş olurken, diş fırçalarken ve abdest alırken boşa su akıtmayın. 
• Sadece ihtiyaç duyulan yerleri sulamak için süzgeç veya hortumun ucuna takılan tetikli püskürtücüler kullanın.
• Yaya yollarını, araba girişlerini ve taşlıkları temizlemek için hortum yerine süpürge kullanın.
• Bitkileri sularken, yapraklarını değil, saplarının dibini sulayın. 
• Mutfağınızda bulaşıkları akar suyun altında değil, tıpası kapalı bir lavaboda durulayın.
• Sebzeleri akar su altında değil, tıpası tıkalı bir lavaboda ve su leğeninde yıkayın.
• Sayacınızı kontrol ediniz. Yatmadan önce (veya hiç kimsenin su kullanmadığı zaman) sayacınızı kontrol edip ertesi sabah gösterdiği miktarla karşılaştırarak borulardaki sızıntılar ortaya çıkarılabilir. Daha fazla miktarı gösteriyorsa, ruhsatlı bir su tesisatçısı tarafından izlenip tamir edilmesi gereken bir sızıntı olabilir.

28 Temmuz 2015 Salı

Askılı Tabela


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Alerci Kısa Bilgiler

Şampuanlar.
Zararlı maddelerin yapılan araştırmalarda saç bakım ürünlerinde bulunmuş.
Sodyum Sülfat Oleth veya Sodyum Coceth: Alerjiye neden oluyor, deri döküntüsü yapıyor.
Sodyum Sülfat Lauril: Deri alerjisi, egzama ve kısmi saç dökülmesine neden oluyor.
Sodyum Sülfat Laureth: Cildi kurutup, tahriş ediyor.
Ethylparaben: Kozmetik koruyucu. Saç ve saç derisi alerjisine neden oluyor. Kansere sebep olabiliyor.
Sodyum Hidrolsit: Kimyasal. Çocuklar için kesinlikle uygun değil.
Stres: Alerjiyi tetikleyen etkenlerden birisi.
Bu arada alerjenlerin gazete kokusuna da dikkat etmesi gerekiyor. Bilirsiniz elinize aldığınızda bazen keskin bir kokusu olup hatta renkleri elinize de çıkar. Alerjenleri çok olumsuz yönde etkiler hatta tetikleyebilir.
Bol su içmek. Su alerjenler için önemli. Özellikle çocuğunaza kıyamayıp şeker verdiğinizde arkasından bol su içirilmesi öneriliyor. İçeriğinde 3000 boya maddesi varmış! Eğer vermeye karar verdiğinizde doktorumuz şunu öneriyor en azından 3 kez yalatıp alın.
Banyo: Eğer küfe karşı alerji sözkonusu ise  banyolara dikkat! Banyo sırasında oluşan buhar ile küfler havada uçuşmaya başlıyor. Bu yüzden banyo süresi kısa ve sirkeli su ya da karbanotlı su ile zaman zaman fayansları vs. temizlemek. Temizlik malzemesi olarak arap sabununu kullanılabilir.

27 Temmuz 2015 Pazartesi

Pencere Anahtarlık


Güneş Çarpması

Halk arasında güneş çarpması olarak adlandırılan durumun tıptaki adı hipertermidir. Vücudun ısısını ayarlayan mekanizmanın çalışmamasıyla birlikte ortaya çıkan ve çok tehlikeli olabilecek şekilde vücut ısısının yükselmesidir. Kişinin ateşi ciddi derecede yükselirse, ölümle sonuçlanabilecek güneş çarpması hemen tedavi altına alınmalıdır. Güneş çarpması tedavisinde ilk hedef vücut ısısının düşürülmesi, kontrol altına alınması ve durumu tetikleyecek dış ısı etkenlerinden kaçınılmasıdır. Aşağıda güneş çarpmasının sebeplerini, belirtilerini ve tedavi şekillerini bulacaksınız.

Güneş Çarpmasının Sebepleri
Güneş çarpması aşırı derecede ısıya ya da güneşe maruz kalmaktan kaynaklanır. Normal şartlarda, vücut ısıya maruz kaldığında anatomik soğutma mekanizması devreye girer ve terleme meydana gelir.
Terleme vücudu soğutur ve vücut ateşini denetim altına alır. Ancak aşırı derecede ya da uzun süre ısıya maruz kaldığında bu sistem kendini kapatır ya da düzgün işleyemez hale gelir. Maruz kalınan ısı yükseldikçe, bir soğutma mekanizması olmadan vücut ateşi de doğru orantılı olarak yükselir ve bu da güneş çarpmasına yol açar.
Güneş çarpmasının bir diğer nedeni de dehidratasyon yani sıvı kaybıdır. Sıvı kaybında vücut terlemeyi sağlayacak sıvıyı bulamaz ve vücudun ateşini düşüremez.

Güneş Çarpmasının Belirtileri
Dehidratasyon ile fazla güneşte kalmaktan dolayı kaynaklanan güneş çarpmalarının belirtileri de birbirinden farklı olacaktır. Aşağıda dikkat etmeniz gereken bazı belirtileri okuyacaksınız:
Güneş çarpmasının en klasik belirtileri arasında sıcak ve kuru deri gelir. Terleyememekten dolayı deri kurur ve ısıya maruz kaldığı için de ısınır.
Güneş yanığı tedavisi de gerektiğini gösterir şekilde deride kızarıklık olur.
Nabız hızla yükselir.
Bulantı, baş ağrısı ve baş dönmesi sıvı kaybıyla doğrudan ilgilidir.
Kaslara kramp girer ve kasılmalar olur.
Eğer durum daha da ilerler ve ciddileşirse, halüsinasyonlar, kafa karışıklığı ve bilinç kaybına kadar gidebilecek tutarsız davranışlar olabilir. Bu tip vakalarda güneş çarpmasına anında müdahale edilmelidir.

Güneş Çarpmasının tedavisi ve Alınacak Önlemler
Güneş çarpması belirtileri, nedenleriyle birbirine bağlı olduğundan tedavi de aynı yoldan gidecektir. Öncelikli olarak vücut ısısının düşürülmesi gerekir. Vücut ateşi şu yollarla düşürülebilir:
Isıdan etkilenen kişi hemen serin bir yere götürülmelidir.
Giysileri çıkarılmalı ya da en azınan gevşetilmelidir.
Vücut ateşinin çabuk düşürülmesi adına soğuk küvete sokulmalıdır.
Vücut ısısının düşürülmesinde buz torbaları ya da soğuk suya batırılmış süngerin vücutta gezdirilmesi de işe yarayabilir. Eğer kişi soğuk havlu ya da örtülerle sarılırsa, bu yöntemle ilgili çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü ilk önce vücut ısısı düşse de, kişiyi saran örtüler vücut ateşinin yeniden yükselmesine sebep olabilir.
Dehidratasyon nedeniyle meydana gelen çarpmalarda, sıvı, tuz ve elektrolit seviyeleri ağız ya da damar yoluyla normale çıkarılmalıdır. Bu durum ileri seviyede beyne kan gitmesini bile engelleyebileceğinden acil müdahale edilmesi gereken bir durumdur.
Daha küçük çaptaki güneş çarpmalarında, durumu kendiniz de kontrol altına alabilirsiniz. İlk iş olarak güneşten hemen uzaklaşın. Eğer üzerinizde kalınca giysiler varsa mümkün olduğunca bu giysilerden kurtulun. Soğuk, tuzlu ve şekerli bir içecek alın ve yavaş yavaş için. Alkol ve kafeinden kesinlikle uzak durun. Mümkünse soğuk bir duş alın. Duş imkânı yoksa mendil benzeri bir bezle yüzünüze, kollarınıza ve boynunuza soğuk kompres uygulayın. Kan dolaşımınızı hızlandırmak için bacaklarınız daha yüksekte olacak şekilde uzanmanız da size yardımcı olacaktır.
Güneş çarpmasını önlemek, birkaç ayrıntıya dikkat etmekle pekâlâ mümkündür. Çocuklara ve yaşlı kimselere daha çok dikkat edilmelidir. Özellikle yazın ve öğle saatlerinde güneşe fazla maruz kalmamak en iyi önlemlerden biridir. Giysilerinizin rahat, vücudunuzun nefes almasına ve terlemesine izin verecek biçimde hafif kumaşlardan olmasına dikkat edin. Mutlaka bol su için ve özellikle hareket halindeyken, bu kurala uyduğunuzdan emin olun. Yanıklara karşı mutlaka güneş kremi kullanın. Eğer sıcağa alışık değilseniz, sıcak bir yere ilk gidişinizde kendinize adaptasyon için zaman tanıyın. Güneşe az ve kısa süreli çıkın.
Güneş çarpması mutlak ciddiye alınması, acil müdahale edilmesi ve uzmanlarca tedavi edilmesi gereken bir acil durumdur. Basit önlemlerle güneş çarpmasını engelleyebilirsiniz.

24 Temmuz 2015 Cuma

Sipariş - Kalpli Raf



• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Bisiklet Nasıl Temizlenir ?

Organik ulaşımın temel aracı bisiklettir. Bazılarımız sadece spor için, bazılarımız hobi olduğundan, bazıları ise ulaşım için bisikleti tercih etmektedir. Ülkemizde bisiklete binmek her ne kadar çocuklukta kaldı şeklinde gözükse de gelişmişliğin göstergesidir. Bu yazıda bisikletiniz kirlendiğinde nasıl temizleyeceğine değinelim.

Bisiklet Temizleme
Eğer bisiklet üzerinde çamur yoksa sadece günlük kullanımdan dolayı oluşan tozlar yer alıyorsa ıslak mendil yardımıyla tüm kadroyu silebilirsiniz. Bisiklet eğer çamur içindeyse durum biraz farklı, yıkamanız gerekecek. Yıkarken tazyikli su kullanmanızı kesinlikle tavsiye etmem, bu bisikletin kompenantlarına ve kadrosuna zarar verir.
Önce bisiklet güzelce ıslayın ardından yumuşak bir bez kullanarak baştan aşağı kadroyu silin. Zinciri temizlemek isterseniz zincir temizleme aparatı kullanabilirsiniz, gayet uygun fiyata satılıyor. Eğer bisikletiniz hidrolik fren sistemine sahipse kaliperlere su değdirmemeye özen gösterin. İçine su kaçtığında kuruyana kadar ötecektir, yoksa bir zararı yok. Aynakolun etrafını ve rubleyi temizlemek için fırça kullanabilirsiniz.


23 Temmuz 2015 Perşembe

Hazırlanmış Havluluklar


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Klima Bakımı Nasıl Yapılır?

Hava Filtresinin Bakımı
• Hava filtresi ön panel üzerindeki yuvaya yerleştirilmiştir. Panelin altındaki tutamaktan aşağı doğru çekildiğinde rahatlıkla çıkabilir. Temizlendikten sonra aynı şekilde yerine takılır.
• Temizlikten başka bakıma ihtiyaç göstermez. Filtre 15 günde bir temizlenmelidir.
• Filtre temizlenmediği taktirde hava sirkülasyonu engelleneceğinden evaporatör yüzeyi karlaşır ve soğutma verimi düşer.

Hava Akımını Destekleyen Filtrelerin Temizlenmesi
• İlk önce kapağı aşağıya doğru çekip çıkartmalı ve içinde bulunan hava akımını destekleyen filtreleri sökmelisiniz.
• İşlemden sonra filtreleri elektrikli süpürge yardımı ile tozlardan arındırmanız gerekmektedir.
• Ardından bu bölgeyi musluğun altında kısa bir süre beklettikten sonra temizlik işlemlerini bitirebilirsiniz.
• Kurutma evresinde dikkat etmeniz gereken 2 nokta vardır;
Birincisi güneşte, ikincisi asılarak kurutulma yapılmamalıdır.

Hava Filtresinin Temizlenmesinde Dikkat Edilecek Hususlar
• Musluk altına tutularak yıkanır.
• Elektrik süpürgesiyle temizlenebilir.
• Sıcak su ile yıkamak gerekirse su sıcaklığı 50 °C üzerine çıkarılmamalıdır.
• Çitilenmemelidir.
• Güneşte kurutulmamalıdır.
• Asılarak kurutulmamalıdır.
• Klima kesinlikle filtresiz çalıştırılmamalıdır.

Peryodik Bakımda Yapılması Gerekenler
• Periyodik olarak firma yetkili servisince yapılması gereken kontroller bulunmaktadır.
• Evaparatör ve kondaserin özel ısı eşanjör deterjanı ve basınçlı hava veya su ile temizliği
• R-22 gazının yüksek ve alçak basınç değerinin kontrolü
• Elektrik tesisatı, V otamat, Voltaj – akım değerlerinin kontrolü
• Tüm soket bağlantılarının kontrolü
• Drenaj tavası ve hattının temizliği
• Tüm fan pervanelerinin temizliği
• Duyu ile ses kontrolü
• Estetik görüntü kontrolü
• Eksik gaz şarjı

Ünitenin ve Uzaktan Kumandanın Temizlenmesi
• Yumuşak bir bezle silin
• Sıcak su, tiner, aşındırıcı tozlar veya güçlü çözücüler kullanmayın

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Poşetlik

• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade


Tost Makinesi Nasıl Temizlenir?

Evlerimizdeki birçok elektrikli alette olduğu gibi tost makineleri de ara ara temizliğe ihtiyaç duyar. Üstelik sıklıkla temizlendiğinde çok kir birikmemiş olacağından daha kolay temizleyebiliriz. Nasıl mı?

Öncelikle her kullanımdan sonra mutlaka ekmek kırıntısı vs. kalacaktır. Bu kırıntıların bir dahaki makineyi kullanışınızda yanıp makinenin plakalarına yapışmaması için düzenli olarak plakaları çıkartıp silkelemeniz yeterli olacaktır. Böylece oluşacak yanık ve plakalara yapışan kırıntılardan kurtulmuş olursunuz. Dahası kullanım kılavuzuna bakınız ve eğer plakaların makineye atılabileceği yazıyorsa arada bir bulaşık makinenizde yıkayabilirsiniz. Plakaların kaplama malzemesi teflon olanları makinenizi satın alırken tercih etmemekte fayda var. Teflon her ne kadar ilk kullanımlarda zararsız olsa da zamanla aşınması sonucu sağlığa zararlı hale gelmektedir. Bu sebeple seramik kaplı tost makinelerini tercih ediniz.

 Tost makinelerini temizlerken kağıt havlu ve su, eğer makineniz çok kirli değil sadece hafif kırıntılı ise yeterli olacaktır. Nemli kağıt havlu yardımıyla bu kırıntıları silebilirsiniz. Bir başka yöntem ise makinenizi kullandıktan sonra fişini çekiniz ve halen ılık iken içerisine hem iki kat ıslak kağıt havlu koyunuz ve kapağını kapatınız. Bu sayede makinenizin içerisindeki kalıntılar kurumayacak, hatta kuruyan varsa kağıt havlunun buharıyla nemlenecektir. Daha sonra kuru bir kağıt havluyla silip kolaylıkla temizleyebilirsiniz.

Eğer makinenizin plakaları yağlı ve çok kirli ise makine soğumadan plakaları çıkarıp sıcak su akan çeşmede bulaşık deterjanı ile yıkayınız. Yıkarken süngerin çok sert kısımlarıyla ovmamaya dikkat ediniz. Makinenizin plakaları çizilebilir.

21 Temmuz 2015 Salı

Askılık


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Fırın Nasıl Temizlenir ?

Fırın temizliği için gerekli olan malzemeler:
• Küçük bir kap yada kase
• Bez veya bulaşık süngeri
• Kabartma tozu
• Sirke
• Su
• Sprey şişe yada püskürtme yapabileceğiniz herhangi bir kap

Öncelikle Birkaç kaşık Kabartma tozuna macun kıvamına gelecek miktarda su koyarak iyice karıştırın.  Daha sonra elde ettiğiniz macun kıvamında ki karbartma tozunu fırının içine özellikle kiri fazla olan bölgelere ve fırının her tarafına güzelce sürün ve fırının kapağını kapatarak 1 gün boyunca bekletin. Kabartma tozu macunu ile fırını 1 gün boyunca beklettikten sonra ıslak bir bezle sürdüğünüz macunu iyice silin. Kabartma tozu kabarma özelliğinden dolayı 1 gün sonrasında o kirleri kabartma özelliğine sahip olacaktır, bu nedenle ıslak bezle kabartma tozu macununu silebileceğiniz kadar güzel bir şekilde silmeye çalışın.
Kalıntı olarak kalan kabartma tozu varsa daha fazla zorlamadan, bir sprey şişe içerisine fırınımızın temizliğine yetecek şekilde sirke koyun,  ve kalan macun kalıntılarına ve kirlere püskürtün. Bu şekilde yaptığınızda ise sirke kabartma tozunu köpürtme özelliğine sahip olacağından, kalan kalıntıların hepsi tamamen temizlenmiş olacaktır.
Tekrar ıslak bir bez alıp fırın yüzeyini  aynı şekilde silin ve daha sonra kuruması için en düşük derecede  fırınınızı çalıştırın ve kurutun.  

Fırın camının temizliği için ise sadece  yukarıda vermiş olduğum kabartma tozu macununu hazırlayarak  kirli olan fırın camına uygulayın 1 saat bekletin ve silin. 



20 Temmuz 2015 Pazartesi

Ev Raf - Mini Kasa


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Derin Dondurucu

Derin dondurucular kişilerin hayatlarına girdiği günden itibaren büyük kolaylıkları ve zamandan tasarrufu sunmaya devam etmektedir. Derin dondurucu içerisine birbirinden farklı besinler koyulabilir ve böylelikle belirli sürelerde saklanması gerçekleştirebilir. Her geçen gün daha da fazla sayıda kişi tarafından kullanılmaya devam edilen bu eşyalar ile birlikte kişiler mevsiminde bulamadıkları ürünleri öncesinden depolayabildikleri gibi aynı zamanda bu besinleri hiçbir zaman kaybı yaşamadan aynı tazeliği ile yeniden tüketebilme imkânına sahip olabilirler. Bu denli yüksek bir beğeni ile kullanılmaya devam edilen derin dondurucu için pratik bilgiler de son derece yaygın bir şekilde kişiler tarafından uygulanmaya devam edilmektedir.

Hamur işi, kek, kurabiye, börek ve diğer besinleri pişirdikten sonra derin dondurucuya koymak çözünme işlemini daha da hızlandırır.
Dökülebilecek ya da ezilebilecek yiyeceklerin saklama kabında saklanması çok daha doğrudur.
Sebze ya da meyve gibi yiyecekleri derin dondurucuya koyarken saplarının temizlenmesi sonrası için oldukça pratik olmaktadır.
Saklama süresi daha uzun olan besinleri en alt tarafa daha kısaları ise daha üst kısımlara koyulması uygundur.

Derin Dondurucu Pratik
Derin dondurucu özellikle de bayanların son yıllarda en vazgeçilmez beyaz eşyaları arasında yer almaktadır. Sunmuş olduğu birbirinden etkili faydaları sayesinde her geçen gün daha da büyük bir yaygınlık ile kullanılmaya devam edilmektedir. Derin dondurucu içerisine koyulan ürünlerin çok daha sağlıklı ve taze kalabilmesi için birbirinden farklı pratik bilgiler de bulunmaktadır. Bu bilgiler ile birlikte kişilerin hayatları çok daha kolay olmaya devam etmektedir.

Derin Dondurucu Püf Noktaları
Evlerin en temel beyaz eşyalarından biri olmaya devam eden derin dondurucuları daha etkili bir şekilde kullanabilmenin birbirinden farklı yöntemi bulunmaktadır. İçerisine daha fazla ürün koyabilmek, yiyeceklerin daha uzun süreler boyunca muhafaza edilebilmesi ve daha birçok konu hakkındaki püf noktalar kişilerin bu ürünlere olan ilgisini de daha da arttırmaya devam etmektedir. 

İşte derin dondurucu püf noktaları şöyledir:
Derin dondurucu içerisine daha fazla ürün koymak en çok istenilen şeydir. Doğru bir şekilde yapılan düzenlemeler ile birlikte bu durum mümkündür. Saklama süresi fazla olan ve özellikle de saklama kabı içerisinde bulunan yiyecekler en alt tarafa yerleştirilebilir. Aynı zamanda saklama kabı ve buzdolabı poşeti gibi besinleri farklı bölmelere koymak ürünlerin yapılarını bozmamaktadır.
Yiyeceklerin derin dondurucu içerisine koyulması sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi ise derin dondurucuda yeterli boşluk bırakılması gerektiğidir. Soğuk havanın daha etkili bir şekilde yiyeceklere nüfus edebilmesi için derin dondurucu içerisinde boş alan bırakılmalıdır.
Elektrik kesintisi gibi bir durum söz konusu olduğunda derin dondurucunun fişini çekmek ya da ürünleri gerekmese dahi dondurucunun içerisinden almaya çalışmak gereksizdir. Çünkü derin dondurucular yiyeceklerin yaklaşık 48 saat boyunca yeterli soğuklukta muhafaza edilmesini sağlayabilmektedir.
Derin dondurucunun yeteri kadar soğutup soğutmadığını kontrol etmek için kavanoz içerisine buzluktan çıkarılan küp buzlar koyulabilir. Bu buzların erimesi ya da herhangi bir şekil değişikliği içerisine girmesi derin dondurucunun yeteri kadar işlevini gerçekleştirmediğini gösterebilir.

Derin Dondurucuda Dikkat Edilmesi Gerekenler
Derin dondurucu kişilerin hayatlarını ne kadar kolaylaştırsa da birtakım dikkat edilmesi gereken hususları da beraberinde getirmektedir. İşte derin dondurucuda dikkat edilmesi gerekenler şöyledir:

Derin dondurucuda genellikle saklama kabı kullanmak önerilse de bu kapların ağzı dar olan camlardan oluşmamasına dikkat edilmelidir.
Yiyeceklerin saklama kabına gerek kalmaması durumunda ise alüminyum folyo tercih etmek yerine streç ya da buzdolabı poşeti kullanılması gerekmektedir.
Derin dondurucu içerisine koyulan yiyeceklerin üzerine dondurucuya koyulduğu tarihin yazılması büyük bir öneme sahip olabilir. Böylelikle besinlerin hangi tarihe kadar tüketilmesi gerektiği görülebilir.

Derin Dondurucuya Cam Kavanoz Konur Mu?
Derin dondurucuların içerisine yiyecek koyulurken özellikle de sıvı ya da dökülebilir ürünler koyulduğunda saklama kabı tercih edilmesi gerekmektedir. Fakat bu saklama kabının, kavanozun ya da şişenin cam olması ilerleyen tarihlerde birtakım sıkıntıları da beraberinde getirebilir. Derin dondurucu içerisinde soğuyan havadan dolayı sıvı besinler camı genleştirebilir ve kırılma ya da patlama gibi olumsuz durumlar meydana gelebilir. 

Kaynak: http://www.derindondurucusu.com/dondurucuda-ne-nasil-saklanir/derin-dondurucu-icin-pratik-bilgiler.html


15 Temmuz 2015 Çarşamba

Pencereli Ayna Çerçevesi



• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Gözlük Temizliği ve Bakımı

Sadece bir saniyenizi alır – yağlı bir parmak izi aniden camınızda belirir ve birikinti ve toz görmenizi zorlaştırır veya nem gözlüklerinizi buğulandıran bir film yaratır. Peki ya şimdi ne olacak? Çoğumuz yakınımızdaki en iyi şeyi alır – kağıt bir peçete, kravat ve hatta bir kazak veya bluzun kolu bile olabilir bu. Aslında hiçbiri gözlük camlarınız için iyi değil. Uygun bir gözlük bakımı gözlüklerinizin kullanım ömrünü uzatır ve daha iyi görme sağlar.
Pek çok gözlük kullanıcısı uygun olmayan temizliğin gözlüklerine sert geldiğinin farkında bile değildir. Peçeteleri örnek alalım. Eğer camlarınızı temizlemek için peçete kullanırsanız, camdaki birikintileri alırlar ve siz temizlerken çizerler. Bu küçük çizikler sonunda çizilmelere yol açarak camı yıpratırlar.
Sonuç olarak, camlarınızı temizlemek için ilk tercihiniz mikro fiber bezler olmalıdır. Gözlüklerinizi çizmeden veya leke bırakmadan yağı ve nemi yok ederler. Düzenli olarak gözlüklerinizi temizlemek için, onları önce tozdan ve katı birikintilerden kurtarmak için çeşme suyu altında yıkayın. Sonra, suya pH-nötr bulaşık deterjanı ekleyin ve mikrofiber bir bezle camları yumuşak bir şekilde kurulayın (asla sert bir şekilde ovalamayın). İpucu: Günlük gözlük bakımınız için uygulama aletleri özel gözlük temizlik malzemeleridir (sprey ya da küçük havlu şeklinde mevcuttur). Bunlar camlarınızı dikkatli bir şekilde baştan sona temizler ve çok toz ve birikinti toplamadıklarından gözlüklerinizin daha uzun berrak kalmasını sağlayan anti-statik etkiye sahiptirler.

Temizlik tavsiyesi: Mikrofiber bezleri 40 dereceyi aşmayacak sıcaklıklarda yıkayınız ve yumuşatıcı eklemeyiniz çünkü yumuşatıcı kullanmak bezin gözlüklerinizi bir sonraki sefer silerken çizgiler bırakmasına neden olabilir.
“Pearl off” (üzerinden kayma) etkisi bulunan cam kaplamaları, istenmeyen birikinti, toz veya nemin camlarınıza yapışmasını zorlaştıran benzer sonuçlar yaratır. DuraVision Platinum sadece yapmanız gereken temizlik miktarını büyük oranda azaltmakla kalmaz aynı zamanda gözlüklere daha uzun bir kullanım ömrü sağlar.
Gerçek şu ki, çizikleri hem plastik hem de mineral gözlük camlarından çıkartmak imkansız. Önlem almak en iyisidir. Gözlük camlarınız çizilirse, onları çabucak yenilemelisiniz. Pek çok kişi kusurun sadece estetik olduğuna inanmasına rağmen, ışık aslında mikro ince çizik izleri ile dağılır ki bu da gözlerinizi tahrip eder.
Çerçevenize en uygun şekilde bakım yapmak için, bir ultrason banyosu yaptırmanız için her altı haftada bir optometristinizi ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz. Neredeyse tüm optometristler sadece bir kaç dakika süren ve gözlüklerinizi ve camınızı orijinal parlaklığında geri veren tamamlayıcı bir prosedür olarak bu yoğun bakım hizmetini sunarlar.

Unutmayın: Gözlüklerinizin kendi yuvasına ihtiyacı var. Sert bir kılıf gözlüklerinizi takmadığınızda koyabileceğiniz en iyi yerdir. Onları bir yerlere bırakıp kılıfı el altında tutmazsanız, yerin güvenli olmasına ve camların her zaman yukarı bakmasına dikkat ediniz.

Bir şey daha: 80 derece üzerindeki sıcaklar camların ve çerçevelerin en sağlam olalına bile zarar verir. Özellikle organik malzemeden yapılmış camlar yüksek sıcaklıklara veya sıcaklıkta önemli dalgalanmalara maruz kalmamalıdır. Bu kaplamanın (örneğin antirefle kaplama) dayanıklılığı üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Aşırı sıcaklık dalgalanmaları farklı yapılarda baz cam ve kaplamalardan dolayı kırıklara yol açabilir. 

Alıntı

14 Temmuz 2015 Salı

Eskitme Tepsi


• Özel Tasarım Ahşap Bank Havluluk   • Zigon Sehpa   
• Mini Abajur   
• Çerçeve   • Özel Tasarım Avize  • Saklama Kutusu  
• Mini Terekli Ahşap Baharatlık  
• Özel Tasarım Mutfak Dolap ve Terekleri  
• Bebek Odası Rafları  • Farklı Ürünler


http://gozdedesign.blogspot.com/
http://gozdehandmade.wix.com/gozdehandmade

Sağlıklı bronzlaşmak için yapılması ve yapılmaması gerekenler

Koyu ve sağlıklı bir tene sahip olmak isteyenler, güneşe çıkmadan önce bronzlaşmakla ilgili bir kaç bilgi almanız yararınıza olur. Mesela; yeni güneş kremleri alın, yanıklara yoğurt sürmeyin ve bol bol havuç yiyin.
Güneşten korunmak için veya bronzlaşmak için güneş kremleri alırız. Bunların kimi dönüşmek istediğimiz renge yöneliktir kimi ise dönüşmemek istediğimiz alev topuna. Havuç yağı ve kakao yağı gibi renge yönelik kremler erken bronzlaşmayı sağladığı gibi cildin de erken yaşlanmasına neden olur. Yani ilerleyen yaşlarda hem bronz hem de yaşlı bir cilde sahip olabilirsiniz.
-En uygun koruyucu ürünü doktorunuza başvurarak alın, çok güzel kokuyor, stand görevlisi çok methetti gibi nedenlerden anında kaçın.
-Koruma faktörlerini cildinize göre seçerken çok kolay bir yöntem var: Deriniz güneşle buluştuğunda, 15 dakikada kızarıyor ve yanmaya başlıyorsa, koruyucu kremde yer alan 15 koruma faktörü, sizi güneşe karşı 15x15=225 dakika koruyacak anlamına geliyor.
-11.00-15.00 saatleri gerçekten çok zararlı saatler, o yüzden o saatlerde çıkmamaya özen gösterin. Özen göstermeyi geçtim, sakın çıkmayın.
-Güneşlenirken havuç suyu için ya da havuç yiyin. Havucun etkisi şu şekilde, cildimizin savunma mekanizması olan bronzlaşma, havuçta bulunan karoten maddesinin etkisiyle daha erken devreye girer ve güneşe saatlerce maruz kalmadan koyulaşmanızı sağlar.
Bunların dışında güneşin sizi kendinizden geçirmesini önlemek için şapka ve güneş gözlüğü takarken bol bol da su tüketin. Bunların hiç birini yapmayıp akşam eve veya odanıza geldiğinizde yanan vücudunuza geleneksel bir yöntem olan yoğurt sürmek yerine bizzat bu amaca yönelik üretilmiş güneş bakım ürünlerini kullanın. Aynı şekilde diş macunu sürenleri de duyuyoruz bunu da yapmayın. Çünkü yoğurt ve diş macunu ilk anda serinlik verse de daha sonra vücudunuzda kuruyarak teninize yapışır ve kalıcı lekelere de neden olabilir. İyice ve hızlıca koyulaşmak için kola ve benzeri etraftan duyulan söylentilere kulak asmayın. Güneş kremlerinizi her yaz değiştirmenizde fayda var. Geçen yaz aldığınız bir ürünü bu yaz da kullanmanız faydalı olamayabileceği gibi zararlı da olabilir.
Güneşe çıkarken teninize deodorant ve parfüm sıkmayın. Bunlar da teninizde kırmızı lekelere ve kalıcı lekelere de neden olabilir. Ancak parfüm sıktıysanız ve çıkmanız gerekiyorsa güneşe maruz kalan yerlerinize güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin. Her havuza veya denize girip çıktıktan sonra, kreminiz her ne kadar su geçirmiyor bile olsa da krem sürün. 
Çocukların bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi, yazın, havuz ve denizde saatlerce oynamasını sağlar. Bu durumlarda çocuklarınızı sizin kontrol etmeniz gerekir. Çünkü çocukların hassas ciltleri, onlar farkında olmadan çok fazla yanabilir. Bu yüzden çocuklarınızın da vücutlarına yüksek koruma faktörlü güneş kremleri sürmeniz gerekecektir. Ve de saatlerce güneşe maruz kalmalarına engel olmalısınız.
Daha hızlı bronzlaşmak için havuç ve kakao gibi güneş yağlarını kullananlarda, kalıcı cilt problemleri meydana gelebiliyor.

Bronz bir ten isteyenler
• Güneşe çıkmadan iki-üç gün önce koruyucu kullanmaya başlayın. Bu süreç güneş ışınlarına alışmayı kolaylaştırıp derinin daha hızlı bronzlaşmasını sağlar.
• Güneşte kalma sürenizi yavaş yavaş artırın. Zaten bronzlaşma üçüncü gün sonunda belli olmaya başlar ve yirmi gün sonunda tam olarak oturur.
• Yüksek koruyucular bronzlaşmayı önlemez. Aksine 20 derecelik korumayla daha güzel ve uzun süreli bronzlaşılır.
• Koruma kullanırken cimri olmayın. Uzmanlara göre bütün vücuda uygulanması gereken doz beş yemek kaşığına eş değerdir.
• Güneş korumalarını temiz ve kuru cilde uygulayın. Koruyucuların nemlendirici krem gibi diğer kozmetik üzerine sürülmesi etkilerinin azalmasına neden olur.
• Hareketsiz güneş banyolarından kaçının. Yürürken bile bronzlaştığınızı unutmayın.
• Vücudun susuz kalmasını önlemek için bol bol su için.
• 12.00 ile 16.00 arasını gölgede geçirin. Bu saatlerde güneş tepede olduğu için UV ışınları daha da tehlikelidir.
• İki üç saatte bir yeniden kremlenin.
* Deniz suyu cildinizi kurutur. Cildi nemli tutmak için akşamları güneş sonrası krem kullanmak şarttır.

Cildinizi güneşten koruyun!
Güneş ışınlarının tehlikleri özellikle de cilt kanserine zemin oluşturduğu hemen hemen herkes tarafından biliniyor. Bu sebepten güneşe öğleden sonra çıkılmalı; güneşin en yakıcı olduğu saatlerde güneşlenme fikrinden uzak durulmalı.

Yavaş yavaş bronzlaşın!
Bir haftada bronz olma düşüncesi bir yana bırakılıp her gün azar azar yanılarak bronz olma yolunda ilerlenmeli. Özellikle yıllık tatile çıkanlarda çok sık görülen bu hata cilde aşırı derecede zarar verir ve bronzlaşmadan ziyade kızarma, soyulma gibi olaylara neden olur.

Solaryumdan uzak durun!
Solaryum seansları kişinin cilt tonuna göre değişir. Ancak ten renginiz nasıl olursa olsun solaryum seansları cildinize zarar verir. Ayrıca birkaç günlük tatilde yandıktan sonra bronzlaşma düşüncesiyle solaryuma girmek ise en sık yapılan hatalardan ve en zararlı işlemlerden biri...

Hareket edin!
Sağlıklı ve daha çabuk bronzlaşmak için hareket edin. Kumsala uzanıp güneşlenmek hem daha zahmetli hem de daha sıkıcıdır; zaman geçmek bilmez ancak deniz içerisinde yüzme, top oynama gibi aktiviteler esnasında da farkında olmadan yanarsınız. Bu yanma hem vücudunuzun her tarafının eşit oranda yanması hem de zamanın akıp gitmesi açısından çok daha pratik ve sağlıklı olur.

Koruyucu kullanın!
Yaz mevsiminin, denize girmenin ve güneşlenmenin olmazsa olmazı; güneş ışınlarından korunmanızı sağlayan koruma faktörlü güneş kremleri. Bu konu genellikle çabuk bronzlaşmak uğruna ihmal edilir. Ancak cildinize bir bebeğin cildi kadar hassasmış gibi davranmalısınız. 50 faktörden 10 faktöre kadar çok sayıda güneş kremi sizi zararlı güneş ışınlarından korur. Başlangıç için en yüksek faktörlü kremle başlayıp giderek düşürmek ise sağlıklı bir şekilde yanma açısından daha uygun olur.

Alternatif yöntemleri deneyin!
Doğal yöntemler her alanda olduğu gibi bronzlaşmada da etkili. Ancak bu yöntemleri doğru uygulamak çok önemli. Hemen bronzlaşmak uğruna ilk günden bu yöntemlere başvurmak ve güneşin zararlarını ciddiye almadan güneşlenmenin ayarını kaçırmak citl sağlığı için ciddi tehlikelere neden olur. Bilinçli kullanıldığında zeytin yağı, vazelin, kakao yağı, havuç yağı, bebek yağı gibi doğal bronzlaştırıcılar size yardımcı olacaktır.

Güneş yağı seçimine dikkat edin!
Deniz sezonunun açılması güneş yağlarının artması anlamına gelir. Eğer daha iyi bronzlaşmak istiyorsanız be güneş yağlarından havuç, kakao ve hindistan cevizi içerenleri tercih edin.

Güneş sonrası kremi kullanın!
Sadece güneşlenme esnasında değil güneşlendikten sonra da krem kullanılmalı. Duştan sonra vücuda iyice yerdirilmesi gereken güneş sonrası kremleri soyulma gibi durumları önler.

Antioksidanlardan faydalanın!
Güneşin kızıl ötesi ışınları melanin (cildin pigmenti) üretimini tetikleyerek cildin bronzlaşmasını sağlar. Ama tıpkı zamanla cildin üst tabakalarındaki serbest radikallerin artmasına da sebep olurlar. Bu da cildin vakitsiz yaşlanması veya cilt kanseri riskine sebep olabilir. Serbest radikallerin sebep olduğu zararı en aza indirgemek ve onlara karşı bir kalkan oluşturmak için yeterli oranda antioksidan vitamin tüketmek gerekmektedir.-Bu muhteşem vitamin üçlüsü A, C ve E vitaminleridir. Vücuda ve bu nedenle cilde yeterli antioksidan, selenyum, betakaroten ve provitamin A sağlayarak organizmanızın daha güçlü olmasını, cildin güneş ışınlarına daha iyi direnmesini ve doğru olan biçimde hafifçe renklenmesini sağlar.

• Taze yaz meyve ve sebzelerinde C vitamini ve beta-karoten bulunur. Bunlardan maksimum biçimde yararlanmak için tercihen çiğ veya meyve suyu olarak tüketin.
C vitamini kaynakları: Çilek, biber, domates ve teredir.
Beta-karoten kaynakları: Mango, kayısı, kavun, karpuz, havuç, şeftali ve teredir.
A vitamini kaynakları: Ciğer, yumurta sarısı, yağlı balıklar, tereyağı ve peynirlerdir. Ancak bu besinlerin tüketiminin abartılmaması da gerekmektedir.
E vitamini kaynakları: Çerezler, taze sebzeler ve nebati (özellikle mısır ve ay çiçek) yağlardır. Bu yağları düzenli olarak yemek ve salatalarınızda tüketin.
Selenyum kaynakları: Kabuklular, deniz mahsulleri, balıklar, mantarlar, tahıllar, sarımsak ve soğandır.
• Havuç tüketen kolay bronzlaşır
Havuçta bulunan karoten maddesi, vücutta melanositlerin çoğalmasını hızlandırır. Güneş ışınlarının çok dik gelmediği saatlerde güneşlenip havuç yemek ya da havuç suyu içmek cilde istenen görünümün kazandırılmasına yardımcı olabilir.
• Otobronzlar, güneş kremiyle faydalıdır
Otobronzlar, derideki bazı proteinlerle birleşerek, deriye bronz görüntüsü veren kozmetik ürünlerdir. Bu ürünlerin güneşten koruma özellikleri yoktur. Ayrıca mutlaka güneş koruyucularla birlikte kullanılmalıdır. Bu ürünlerin pigmentlere herhangi bir etkisi yoktur. Hamileler ve çocuklar üzerinde uygulanmamalıdır.
• Saçlarınıza özen gösterin
Güneş ışınları ve havuzdaki klor, saçlarda yıpranma, kuruma ve kırıklara neden olabilir. Havuz ya da denizden çıktıktan sonra duş alarak saçlar ve deri arındırılmalıdır. Aynı zamanda tatilde beslenmenize dikkat etmeniz saçlarınıza da yarar sağlar. Tatilde fazla tuzlu yemeyin ve proteinli gıdalara ağırlık verin. Ne kadar dengeli beslenirseniz saçlarınız da o kadar sağlıklı olur. Balık yemeye ayrıca özen gösterin. Nem veren saç maskeleriyle bakım yapın. Güneşte şapka kullanmak da saçlarınızın zarar görmesini önler.

BOL SU İÇMEYİ İHMAL ETMEYİN!
Cildimiz, vücudumuzun toksin atma bölgesidir. Vücut zararlı atıklarla dolduğunda, bu atıkları en iyi ten yoluyla ter olarak dışarı atmaya çalışır. Bu durum da ciltte çeşitli hastalıkların baş göstermesine neden olabilir. Yaşla birlikte deri giderek esnekliğini kaybeder. Bunu önlemenin tek yolu; bol su içmekten geçer. Bol su içmekle derimizin hem nem oranı artar hem de toksin atımı sağlanarak, cildimiz diri ve genç kalır.

CİLDİNİZE KAKAO, HAVUÇ, ZEYTİNYAĞI SÜRMEYİN!
Hızlı bronzlaşmak için bazen; kakao yağı, havuç yağı, kola, zeytinyağı ürünler kullanan hanımlar ileriki yıllarda ciltlerinin erken yaşlanması, kalıcı lekelenmeler ve hatta deri kanseri risklerini artırarak kötü bir fatura ile karşılaşabilirler.

GÜNEŞ YANIKLARINA DOĞRU MÜDAHALE ÖNEMLİ!
Güneş yanıklarında halen yanan bölgeye yoğurt ya da diş macunu sürmek gibi ilkel yöntemlere başvurulabiliyor. Bunlar yanığı çok daha kötüleştirebileceği için uygulanmaması gereken yöntemlerdir. Yanlış olan bir başka davranış da yanan yere doğrudan buz uygulamaktır. Buz yanığı artıracağı için buzu bir havlu ya da tülbente sararak uygulamakta fayda vardır. Yanık oluşan bölgeye soğuk su uygulamak tedavinin esasını oluşturur. Bol su içmek ve gölgede istirahat etmek gerekir.


Alıntı